-i Vekil olarak görevlendirmek.
...
Arama Sonucu – "a mak"
vekaleten atanmak
-i Vekil olarak görevlendirilmek
...
vergi idaresinden görüş almak için talep edilen şey
– özelge
...
viran olmak
1.yıkılmak, harap olmak. 2.perişan olmak.
...
vücud bulmak
meydana gelmek, oluşmak.
...
vuku bulmak
meydana gelmek, cereyan etmek, gerçekleşmek.
...
vurayazmak
-e Neredeyse vurmak
...
vurdurtmak
-i Vurdurma işini yaptırmak.
...
vuruşmak
-le Birbirini vurmak, dövüşmek.
-le Savaşmak, çarpışmak.
– Boynuzlu iki hayvan çarpışmak, toslaşmak.
– Sözle kavga etmek
...
Yabana atmak (bir şeyi)
– önem vermemek, önemsiz görmek
...
yaftalanmak
– (nsz) yafta asılmak veya yapıştırılmak.
– Tanınmak, nitelenmek, şöhret bulmak
...
Yağ bağlamak
– üzerine yağ birikmek
– semirmek, şişmanlamak.
– içi rahatlamak, sevinmek.
...
Yağ gibi kaymak (gitmek)
(Taşıt, araba) Aksamadan, sarsılmadan hızla gitmek.
...
Yağlayıp ballamak
Abartılı biçimde anlatarak övmek.
...
Yağlı balfı olmak (biriyle)
Onunla iliçkileri çok iyi olmak (Kars. Aralarından su sızmamak.)
...
yağmalamak
-i Yağma etmek.
– çapullamak
– talan etmek
– talanlamak
...
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
Güç bir durumdan kurtulayım derken daha kötüsüyle karşılaşmak.
...
yakalayıp çekerek almak
– kapmak
...
Yakasına asılmak (sarılmak, yapışmak)
Hesap sormak ya da istedi ğini almak için bir kimseyi sürekli rahatsız ötmek. (Kars. Ensesine yapışmak.)
...
Yakasını bırakmamak
istediğini alıncaya dek ısrar etmek; peşini bı rakmamak.
...
Yakasını kaptırmak (bir şeye, birine)
Kendisini bir şeyden, bir kimseden kurtaramamak.
...
Yakasını kurtarmak (bir şeyden, birinden)
Kötü bir işten ya da sıkıcı bir kimseden kurtulmak.
...
Yakayı kurtarmak (sıyrılmak)
istemediği halde bulunduğu bir yer den, tehlikeli bir isten, yapışkan birinden kurtulmak.
...
Yakışık almak .(almamak)
Bir davranış yerinde bir şey olmak (olma mak), uygun düşmek (düşmemek).
...
Yalan atmak (kıvırmak)
– Yalan söylemek
...