Bir haberin , sözün yalan olduğu anlaçılmak.
...
Arama Sonucu – "a mak"
Yalan kıvırmak
bk. Yalan atmak.
...
Yalancı çıkmak
1. istemeyerek, bilmeyerek yalan söylemiş olmak, ya da verdiği sözü tutamamak -2. Yalancılığı ortaya çıkmak.
...
Yalancısı olmak (birinin)
Bir yalanı başkasından duyarak söylemiş olmak.
...
yalanmak
– (nsz) Yalama işi yapılmak veya yalama işine konu olmak
– Kendini yalamak
...
yalazlanmak
– (nsz) Ateş alevli bir biçimde yanmak
...
yaldızlanmak
– (nsz) Yaldızlama işi yapılmak veya yaldızlama işine konu olmak
...
Yalpa vurmak
Sağa sola sallanarak yürümek.
...
yalpalanmak
– (nsz) Sallanmak, bir o yana bir bu yana gidip gelmek
...
yaltaklanmak
– (nsz) Birine hoş görünmek için onursuzca davranmak, dalkavukluk etmek, tabasbus etmek
...
Yalvar yakar olmak
çok yalvarmak.
...
Yalvarıp yakarmak
çok yalvarmak.
...
Yama gibi durmak
Bulunduğu yere hiç uygun olmamak, eklendiği belli olmak, sırıtmak
...
Yama vurmak
Delik, yırtık bir şeyi yama ile Onarmak
...
yamalanmak
– (nsz) Yama ile onarılmak, yama vurulmak
...
Yan bakmak (birine)
Ona kötü amaçlarla bakmak, onun hakkında kötü düşünmek
...
Yan basmak (bir işte)
1. Aldanmak -2. Kaypak davranmak, Oyun bozanlık etmek
...
Yan gelip yatmak
Yapılması gereken işleri bırakarak rahatına bak mak.
...
Yan gözle (bakmak)
Sezdirmeden, göz ucuyla (bakmak).
...
Yan tutmak
Taraflardan birini benimseyip desteklemek, tarafsız kalmamak; taraf tutmak.
...
Yan yan bakmak
öfkeyle, düşmanca duygularla bakmak.
...
Yana çıkmak (birinden)
Ona desteklemek; onun tarafından çıkmak, ona arka çıkmak
...
Yanağından kan damlamak
çok sağlıklı olduğu yüzünün renginden anlaçılmak; yüzünden kan damlamak.
...
Yandım Allah şağırmak
çok sıkıntılı durumda olmak.
...
yangılanmak
– (nsz) Bir doku veya bir organda iltihap oluşmak, iltihaplanmak
– Hastalık ateşiyle dudakları uçuklamak, halsiz düşmek.
– Dert yanmak.
– bk. yankulanmak.
...