Büyük bir heyecan, korku, telaş yarat mak.
...
Arama Sonucu – "a mak"
Yeri olmak
1. Uygun olmak -2. Sırası, zamanruygun olmak.
...
Yerinde duramamak
– sürekli kıpırdamak
– içi içine sığmamak
...
Yerinde olmak (birinin)
Onun durumunda, konumunda bulunmak.
...
Yerinde saymak
Bulunduğu konumda herhangi bir gelişme, aşama gösterememek.
...
Yerinden olmak
işini, sahip olduğu yeri yitirmek.
...
Yerine koymak (onu, bir şey, bir kimse)
Ona, söz konusu şey, kimse gözüyle bakmak, onu herhangi bir şey, kimse saymak.
...
Yerini doldurmak
1. Görevini gereği gibi ysprhakl -2. Birimle, o’isj daha önce yapan kimse kadar başarılı olmak
...
Yerini tutmak
1. Bir görevi, işi öteki kimse kadar başarılı biçimde yapabilmek -2. Bir ay başka bir şeyin yaptığı görevi yapabilecek durumda olmak
...
Yerle bir olmak
Yok olmak
...
Yeşil ışık yakmak (bir şeye, birine)
Ona, bir işin yapılmasına izin vermek
...
yetkisini kullanmak
– Kendisine verilen yetkinin gereğini yapmak.
...
Yiyim yeri yapmak (etmek) (birini, bir yeri)
Bir kimseden ya da yer den sürekli olarak haksız kazanç sağlamak
...
yığışmak
– Bir araya gelip toplanmak, birikmek
...
yığmak
-e, -i Bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak.
-i Biriktirmek
-e, -i Toplamak, bir araya getirmek
– Menetmek, engel olmak
– Esirgemek, mahrum etmek.
– Dileğini geri çevirmek
...
yıkamak
-i Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek
-i, kimya. Çözünmeyen bir çökeltiden ayrılması istenen suda çözünür maddeleri, yıkama yoluyla temizlemek
– Fotoğraf plaklarını belirtici ...
Yıkım olmak
Bir iş, bir kimse işin büyük bir felaketle sonuçlanmak
...
yıkmak
-i Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek
-i İnsan, hayvan veya ağaç devirmek.
-i Bir yana eğmek.
-e, -i Birine yüklemek
-i Yük indirmek.
-i (-i, -e) mec. Herhangi bir suç, iş vb. ...
Yıldızı parlamak
Un kazanmak, tanınmaya başlamak
...
Yıldızları barışık olmak
Birbirleriyle iyi anlaşmak, iyi geçinmek
...
yıllanmak
– (nsz) Üzerinden bir veya daha çok yıl geçmek
– Bir yılını doldurmak.
...
yılmak
-den Bir işten gözü korkup vazgeçmek
-den Bıkmak, usanmak
– Çekilmek, uzaklaşmak.
...
yıpranmak
– Zamanla veya çok kullanılma sonucu aşınmak, eskimek
– Makine veya makine parçaları aşınıp bozulmak
– Saygınlığı azalmak.
– mecaz. Çeşitli etkenlerle eski gücü kalmamak
– ...
yırtmak
-i Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
-i Vücudu kanatacak kadar derin çizmek
-i Yok etmek, bastırmak.
-i Sağrısını mahmuzla yaralayarak binek hayvanını alıştırmak.
-i, mecaz. Zorlam ...
yoğalmak
– halk ağzında. Varlığı ortadan kalkmak, yok olmak.
...