1. Bir süre dinlenerek yorgunluğunu gider mek -2. Bir şey kimi yönleriyle bir kimsenin yorgunluğunu gidermek
...
Arama Sonucu – "a mak"
Yormak
– Yorgun duruma getirmek
– Sıkıntıya sokmak, üzmek
– -i, -e Bir anlam vermek, yorumlamak
– Bir sebebe bağlamak, bir duruma işaret saymak
...
yortmak
– halk ağzında Koşmak.
– halk ağzında. Sürekli yol yürümek.
– halk ağzında, mecaz. İşsiz güçsüz gezmek.
– Koşmak, devamlı yol yürümek, sefer etmek.
...
Yorulmak güçsüz kalmak
– farımak
– argın
...
Yörüngesine oturmak
Bir iş istenilen yönde gelişmek, yoluna gir mek; rayına oturmak.
...
Yörüngesine oturtmak (bir işi)
– yapma uydu uzayda istenilen yörüngede hareket etmek
– mec. bir iş yoluna girmek.
...
yozlaşmak
– Özündeki iyi nitelikleri birtakım dış etkenlerle zamanla yitirmek, soysuzlaşmak, özünden uzaklaşmak, bozulmak, dejenere olmak, tereddi etmek
– Dönüşen
– Bir şey, manevi anlamda değ ...
Yuf (yuha) çekmek (yuhaya tutmak)
Beğenilmeyen bir davranış; söz vb’yi protesto etmek için “yuh” diye bağırmak
...
Yük kaldırmak
işlerin en zorlusunu üzerine alıp ötekilerin işini kolay laştırmak.
...
Yük olmak (birine)
1. Bir kimseyi, başka birinin masrafını ödemek durumunda bırakmak. -2. Güç bir işi başkasına yaptırıp onu sıkıntıya sokmak.
...
Yukarıdan bakmak (birine)
bk Tepeden bakmak.
...
yüksek makama sunulan mektup
– ariza
...
Yüksek perdeden konuşmak
1. Bir yerde herhangi bir nedenle yüksek sesle konuşmak. -2. Kendini başkalarından üstün gördüğünü ima eder biçimde konuşmak. -3. Gerçekleştirilmesi güç olan işleri yapabileceğini abartılı biçimde s ...
Yüksekten atmak
Yapılması çok güç olan ya da kendi bilgi, beceri ve yeteneğini aşan işleri yapabileceğini söylemek. (Kars. Mangalda kül bırakmamak, martaval atmak, palavra atmak.)
...
Yüksekten bakmak (birine)
bk. Tepeden bakmak.
...
Yüksekten uçmak (yükseklerde dolaşmak)
Elde edilmesi güç şeyleri istemek.
...
yüksük makarna
– Yüksük biçiminde olan makarna
...
Yükünü tutmak
Herhangi bir işten çok para kazanıp zengin olmak
...
Yuları birinin elinde olmak
O kimsenin her şekilde denetiminde, bo yunduruğunda olmak, ona bağımlı olmak
...
Yuları ele vermek (kaptırmak)
Başkasının buyruğu altına girmek.
...
yumak
– Yuvarlak biçimde sarılmış iplik, yün vb. şey
– sıfat. Yuvarlak biçimde sarılmış olan
– Yıkamak.
...
yummak
-i Kısarak kapamak, sıkarak kapalı duruma getirmek
– Kapamak.
– Üstüne koymak, örtmek, üstüne kapamak.
...
Yumruk atmak (indirmek)
Yumrukla vurmak
...
yumrulanmak
– (nsz) Yumru durumuna gelmek, yumru gibi olmak.
– Yuvarlak biçim, durum almak, toplanmak, top olmak.
– Yuvarlak hale getirilmek.
...
yumulmak
– Kapanmak, örtülmek.
– Kısılmak, örtülür gibi olmak.
– halk ağzında. İki büklüm olmak.
-e, mecaz. Kendini bir işe istekle vermek, girişmek, saldırmak, atılmak.
– Kapanmak, büz ...