Yapılacak iş işin zaman çok daralmış olmak, çok sıkışmak
...
Arama Sonucu – "a mak"
yumurtlamak
– Tavuk, kuş, balık vb. yumurta yapmak
– Bazı hayvanlar, üremek.
– mecaz. Uydurup söylemek veya söylenmemesi gereken şeyi açığa vurmak
– Üreme aşamasında çok sayıda yumurtanın ...
yumuşatmak
-i Sertliğini gidermek, yumuşak duruma getirmek.
-i, mecaz. Kabalığını, katılığını, sertliğini veya acımasızlığını ortadan kaldıracak duruma getirmek
...
yunmak
– halk ağzında. Yıkanmak
...
Yüreği çarpmak
Heyecan, korku vb. nedeniyle yüreği hızlı çalışmak.’
...
Yüreği dayanmamak (bir şeye)
Herhangi bir acıklı durum karşısın da büyük bir act duymak; işi dayanmamak.
...
Yüreği götürmemek (kaldırmamak)
üzücü bir duruma katlanama-mak; işi götürmemek.
...
Yüreği hop etmek (hoplamak)
Bir şeyden birdenbire korkup heye canlanmak; işi hop etmek.
...
Yüreği kalkmak
çok korkmak, korkup heyecanlanmak.
...
Yüreği oynamak
– ansızın heyecanlanmak veya korkmak
...
Yüreği parçalanmak (parça parça olmak)
– Herhangi bir acıklı, üzücü durumdan çok üzülmek, bu durumda dan kimseye, çok acımak; içi parçalanmak.
...
yüreği sızlamak
– çok acımak, çok üzülmek
...
Yüreği yağ bağlamak
istediği bir şey gerçekleştiği için çok sevinmek.
...
yüreğine saplanmak
– aşırı derecede acı duymak, içine oturmak
...
yürek burkmak
– insanın içini acıyla doldurmak, insana çok üzüntü vermek
...
Yurt tutmak
– Yerleşmek, mesken tutmak
– Mesken edinmek, tavattun etmek.
– Bir yeri yurt edinmek, o yerde devamlı yaşamaya başlamak; vatan tutmak.
...
yurtlanmak
– (nsz) Bir yeri yurt edinmek, yurt sahibi olmak.
– Yerleşmek, tavattun etmek.
...
yutkunmak
– Tükürüğü yutmak veya bir şey yutuyormuş gibi gırtlağı hareket ettirmek
– mecaz. Bir şeyi söylemekle söylememek arasında duraksamak
– mecaz. Bir şeyin yokluğunu kendine yedirememek, ...
yutmak
-i Ağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek
-i Tam ve doğru söylememek
-i, mecaz. İnanmak, aldanmak, kanmak
-i, mecaz. Söylemek istediği bir sözü kendini tutarak söylememek.
-i, mecaz. İyice, eksiksiz ...
Yuva kurmak
Evlenmek.
...
yuvalanmak
– (nsz) Ev bark, yuva sahibi olmak, yuva kurmak.
– ask. Silah, görünmeyecek bir biçimde gizlenmek.
– mec. Bir yerde birikmek, toplanmak
– Yuvarlanmak.
– Yuva edinmek.
...
Yuvarlak konuşmak
Gerekeni kesin olarak söylememek, genel ola rak konuşmak, değişik yorumlanabilecek sözler söylemek.
...
yuvarlamak
-e Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek, tekerlemek
-i Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek.
-e, -i Hızla düşürmek, devirmek
– mecaz. Sözü belir ...
yuvarlanmak
– (nsz) Kendi üzerinde dönerek hareket etmek
– Dökülerek düşmek
– Devrilmek, düşmek
– mec. Ansızın, beklenmedik bir zamanda ölmek.
– Gitmek
– Tanrı buyruklarını yer ...
Yuvasını bozmak {dağıtmak)
Aile birliğini, dayanışmasını bozmak.
...