Beklenen ya da korkutan durum gerçekleşmek.
...
Arama Sonucu – "a mak"
dangırdamak
– Yüksek sesle, bağıra bağıra konuşmak
...
danışmak
-e Bir iş için bilgi veya yol sormak, görüş almak, istişare etmek, müracaat etmek, meşveret etmek
...
Dar kaçmak (bir yerden, bir şeyden)
Kendisi için tehlikeli olabilecek bir yerden, bir şeyden güçlükle kurtulmak.
...
daralmak
– Dar duruma gelmek, küçülmek
– Azalmak
– Zayıflamak
– mecaz. Güçleşmek, zorlaşmak
– mecaz. Sıkışmak
– mecaz. Başı dara gelmek, bunalmak
...
Darda kalmak
– paraca sıkıntı içine girmek
– zor duruma düşmek
...
darılmak
– Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek
– Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek
– Azarlamak, paylamak
...
darlaşmak
– Daralmak
...
davranmak
– Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak
-e Bir şeye el atmak, girişmek
-e Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak
...
davul birinin boynunda, tokmak bir başkasının elinde
– sorumluluk birinde olmasına karşın bir başkasının sözü geçiyor
...
Dayak atmak (birine)
Onu dövmek; kötek atmak.
...
dayamak
-e, -i Yaslamak
-e, -i Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak
-e, -i Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak
-e Varmak, ulaşmak.
-e, -i, mecaz Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, ...
dayandırmak
-e Dayanmasını sağlamak, istinat ettirmek.
...
dayanmak
-e Bir yere yaslanmak, kendini dayamak
-e Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak
-e, mecaz. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek
-e, mecaz. Varmak, ulaşmak
-e, mecaz. Bütün gücünü kullanarak b ...
dayatmak
-e, -i Dayama işini yaptırmak.
– Kendi istediğini yaptırmakta direnmek
-e Başkasının isteğine karşı koymak
-e, -i Bir şeyi zorla kabul ettirmek, empoze etmek
– Alıkoymak.
...
dayılanmak
– Güç gösterisinde bulunmak
– Büyüklenmek, böbürlenmek.
– Güvenmek, başkasının himayesine, yardımına sığınmak.
...
dazlamak
– Güç beğenmek, güç beğenir olmak
– Ayıplamak, kınamak
...
defnolunmak
– Ölü gömülmek, toprağa verilmek
...
defolmak
– Savuşmak, çekilip gitmek
...
Defteri kabarmak
Borcu şoğaldıkşa şoğalmak.
...
Defteri kapamak
Sözü edilen işi artık yapmaz olmak, o işten bundan böyle hiç söz etmemek.
...
Deli çıkmak
Aklım kaş r m ak.
...
Deli divane olmak
Bir şeye, kimseye aşırı derecede tutkun olmak; onu şıldırasıya sevmek
...
Deli olmak (bir şeye)
1. Ona kendinden geşercesine bağlanmak onu çok sevmek -2. O şeyden ötürü çok sinirlenmek
...
delik deşik olmak
– bir canlının vücudunda bir araçla birçok yara, kesik oluşmak
– bir şeyin her yanı delinmek
...