– Kalın oklava
– Manevi baskı
– Sıkı ve dar yer
– Pres. basınç, baskı. Sıkıştırma işleminde kullanılan alet. Basınç makinesi
– Taze peynirin suyunu süzmek ve kalıba koy ...
Arama Sonucu – "en yüksek askeri ünvan"
cenderme
– Jandarma, krş. candarma ...
çendin
bu kadar, bunca. ...
çene
– Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
R ...
çene çalmak
Oradan buradan konuşmak, gevezelik etmek. ...
çene kavafı
– sıfat, mecaz. Geveze ...
çene kemiğine çivilenerek takılan protez diş
– implant ...
çene yarıştırmak
Gevezelik etmek. ...
çene yormak
Boşuna konuşmak. ...
çenebaz
– sıfat, eskimiş. Çok konuşan, çenesi kuvvetli, çeneli ...
çenek
– bitki bilimi. Tohumda embriyoyu kaplayan etli bölüm
– hayvan bilimi. Kuşların gagasını oluşturan alt ve üst bölümlerden her biri
– hayvan bilimi. Böceklerde ağzın iki yanında bulun ...
çenen tutulsun
“Konuşamaz ot” anlamına ilenme sözü. ...
çenesi açılmak
Durmaksızın konuşmak, gevezelik etmek. ...
çenesi düşmek (durmamak)
– yerli yersiz konuşup gevezelik etmek ...
çenesi düşük
– Çok gereksiz şeyler konuşan (kimse), boşboğaz, geveze ...
çenesi kuvvetli
– sf. çenebaz
– Kolay ve etkili konuşan kimse işin kullanılır. ...
çenesini (bıçak) açmamak
– sıkıntı ve üzüntüden konuşamamak ...
çenesini aştırmak
Konuşması için uygun ortam hazırlamak, fırsat vermek. ...
çenesini kapamak (kesmek)
1. Artık konuşturmamak. -2. Susmak. ...
çenesini tutmak
– Konuşmamak, sır saklamak, ağzını tutmak ...
çenet
– bitki bilimi. Açıldığında tohumların ortaya çıktığı kabuk
– hayvan bilimi. İstiridye vb. iki çeneli yumuşakçalarda, kolsu ayaklılarda kavkının iki parçasından her biri ...
CENEViZ
Cenova Cumhuriyetine verdikleri ad ...
cenevre silahsızlanma konferansı
– İkinci Cenevre Deniz Hukuku Konferansı
– 1932 yılında İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenmiş olan ve donanmalara silah sınırlaması getirilmesini öngören konferans. Konferans, sil ...
çeneye kuvvet
– zarf. Konuşma gücüyle, durmadan konuşup söyleyerek ...
çeneye tutmak (birini)
Aralıksız konuşarak ve konuşturarak onu oyalamak. ...