– tek. Bir işlemin istenilen ölçülerde yürütülmesini denetim altına alan cihaz.
– Sıcaklık, basınç veya nem değişmelerini önleyerek bunlara ilişkin hareketin denetimini yapan alet.
– ...
Arama Sonucu – "en yüksek askeri ünvan"
denetim
– Denetleme ...
denetim kurulu
– Denetleme kurulu ...
denetimci
– Denetim işini yapan kimse
– kontrolör
– Tecimsel kuruluşlarla diğer kurumlarda özellikle sayışım işlerini inceleyen ve denetleyen kişi. ...
denetleme
– denetlemek işi
– Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol ...
denetleme kurulu
– Devlet kuruluşlarında denetim işini yapmakla görevli üyelerin oluşturduğu kurul, denetim kurulu, teftiş heyeti, teftiş kurulu.
– Bir kuruluşun yasalara ve kendi amacına uygun olarak çalı ...
denetlemek
-i Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek
– Gözetlemek, gözlemek, dikkatle bakmak, takip etmek
– Kulak misafir ...
denetmen
– Bir kuruluştaki işlerin kanun ve tüzüklere uygun olarak yürütülüp yürütülmediğini denetleyen kimse, müfettiş
– Eğitim ve öğretim kurumlarındaki çalışmaların yasalara ve yönetmeliklere uy ...
deney
– Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem, tecrübe
– Deneyim, tecrübe ...
deneycilik
– felsefe. Bilginin gözlem, deneme veya duyular ile elde edilebileceğini ileri süren geleneksel öğreti, görgücülük, ampirizm, akılcılık karşıtı.
– Organizma ile durum veya çevre arasında b ...
deneyim
– Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı, tecrübe, eksperyans
– tecrip
– Belli bir amaca göre ve belirli yöntem ve kurallara uygun olarak yapılan de ...
deneyimli
– sıfat. Deneyim kazanmış olan, tecrübeli, anaç ...
deneyimsiz
sf. Deneyimi olmayan, tecrübesiz ...
deneysel
– sıfat. Deneye başvurularak yapılan, deneyle olan, deneyle ilgili, tecrübi, ampirik.
– Deneylerle, ölçümlerle ilgili.
– Akıl yürütme yoluyla değil bizzat deney yaparak kazanılmış bi ...
deneyselci
– sıfat, felsefe. Deneyselcilik öğretisini benimseyen, eksperimantalist. ...
deneyselcilik
– felsefe. Gerçek bilginin ancak deney yoluyla elde edilebileceğini, bilgilerimizin varsayıma dayanan bir nitelik taşıdığını, gerçeğin insan yaşantısının bir ürünü olarak düşünülmesi gerektiğini ...
deneysellik
– Deneyle ilgili olma durumu. ...
deneyüstü
– felsefe. Deneyle kazanılması imkânsız, akılla ilgili olan bilgi, transandantal. ...
deneyüstücü
– sıfat, felsefe. Deneyüstücülük yanlısı, transandantalist. ...
Deneyüstücülük
– insan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm.
– Ahlakta belli bir gizemciliği savuna ...
denge
– Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hali, muvazene, balans.
– Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar
– Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılma ...
denge fiyatı
– ekonomi. Piyasalarda arz ve talep miktarlarının eşitlendiği fiyat
– İstemle sunumu birbirine eşitleyen, diğer bir deyişle istem fazlası veya sunum fazlasının olmadığı, piyasayı temizleye ...
denge noktası
– Bir özdeğin evre çizeneğinde sıcaklık, basınç ve oylumun belirlediği değişmez noktası.
– Bir dizgeye etkiyen tüm dış kuvvetler gibi etkenlerin belirdiği denge durumu.
– ing. equili ...
denge organı
– Denge taşlı keselerden yapılmış olup, denge duygusunu almaya yarayan organlar. Statik organ
– ing. organ of equilibrium ...
Denge Sıcaklığı
– Dengeli durumda erişilen sıcaklık.
– ing. equilibrium temperature ...