1.doğudan. 2.doğusunda. ...
Arama Sonucu – "kanal,ark,su yolu"
SARKAN
(Tür.) Er. – Kovan. ...
sarkastik
– Alaycı, iğneleyici olan.
– müstehzi ...
şarki
doğu, doğu ile ilgili. ...
şarkiyat
– Doğu bilimi, oryantalizm ...
şarkiyatçı
doğubilimci, oryntalist, müsteşrik. ...
şarkiyyun
doğulular. ...
şarkı
– Tonlama değişiklikleriyle çeşitli duygular uyandıran uyumlu, ezgili insan sesleri dizisi.
– Klasik Türk müziğinde aşk üzerine söylenen, nakaratı ve ara nağmesi olan parça
– Ezgi, m ...
şarkı söylerken bir an duraksamak
– Es vermek ...
şarkı türkü
– Ezgi, müzik parçası, melodi, liet
– ır ...
şarkı tutturmak
– bir şarkının sözlerini veya sadece bestesini seslendirmek ...
şarkılarını yalnızca kafa sesiyle söyleyen erkek şarkıcı
– falset, falsetto ...
sarkıt
– min. Mağaraların tavanında aşağıya doğru oluşan, genellikle koni biçiminde kalker birikintisi, damla taş, stalaktit.
– Karst bölgelerinde, mağaraların tavanından aşağıya doğru direk biçi ...
sarkom
– tıp. Kötücül bağ dokusu uru
– Fransızca. sarcome ...
şarküteri
– Peynir, zeytin, salam, sucuk vb. yiyecek maddelerinin satıldığı dükkân veya büyük alışveriş merkezinin bir bölümü. ...
Sarmısak yemedim ki ağzım koksun
“Ortaya şıkınca utanılacak ya da cezalandırılacak bir şey yapmadım ki korkayım.” anlamında. ...
şart olsun
“şöyle yapmazsam ya da şöyle değilse karım boş düş sün” anlamında da yemin sözü. ...
şart şurt tanımamak
Kendini hiçbir şarta bağlı saymamak. ...
sasuk
– Tatsız, tuzsuz (yiyecek).
– bk. sası
– Yağsız, yavan.
– Açık renk.
– Tatsız, saf, bön ...
satsuma
– bitki bilimi. Kabuğu kolay soyulabilen, güzel kokulu bir tür mandalina. ...
Sayım suyum yok
çocuk oyunlarında “kısa bir süre oyun dışıyım” an lamında kullanılır. ...
section mark
bölüm imi ...
Sefa sürmek
– rahat, sakin ve eğlenceli yaşamak ...
sefine-i sübhaniye
– Her türlü kusur ve noksandan uzak olan Cenab-ı Hakkın, yıldızlar ve gezegenler gibi bir gemi hükmündeki mahlukları
– Her türlü kusur ve eksiklikten uzak olan Allah’ın bir gemi gibi ...
şehraşub
şehir karıştıran. ...