bölünmek, bölünmüş olmak.
...
Arama Sonucu – "mu"
münkatı
– inkıta eden, kesilmiş, kesilen, kesik
– Arkası gelmeyen
...
münkehe
– Evlenme
...
münker
– sf. Ret ve inkar olunan, kabul edilmeyen
– Hoşa gitmeyen, beğenilmeyen, makbul olmayan
– din. Dince uygun görülmeyen, caiz olmayan şey
...
münkerat
– Münker olan, dince uygun görülmeyen, câiz olmayan şeyler
...
münkeşif
– sf. Açılan, açılmış
– Meydana, açığa çıkmış, görünür, bilinir duruma gelmiş, aşikar
– Yeni bulunmuş, keşfedilmiş
...
münkesif
– Tutulmuş, küsufa uğramış (güneş)
– Parlaklığını, aydınlığını yitirmiş (yüz vb.)
...
münkesir
– sf. esk. Kırılmış, kırık
– mec. Gücenmiş, kırgın
– Ar. munkesir
...
münkesir olmak
kırılmak.
...
münkir
– sf. inkar eden, kabul etmeyen.
– Tanrı’nın varlığına inanmayan, Tanrı’nın varlığını inkar eden (kimse).
...
münnevvir
– Tenvir eden, aydınlatan, ışıklandıran
...
munsab
– sıf. (Akarsu için) Denize, göl veya ırmağa dökülen, erişen, karışan
– coğ. Kavşak.
– mec. Birbirine kavuşmuş, karışmış olan
...
munsadı
– Yarılmış, bölünmüş
...
münşak
– sf. Yarılmış, çatlamış
...
munsap
– coğ. Kavşak
– sf. Kavuşan
...
munsarif
vazgeçen.
...
munsarif olmak
vazgeçmek.
...
münşeat
– ed. Sanatlı düz yazı veya mektupların toplandığı dergi.
– Kaleme alınmış, yazılmış şeyler.
– (Divan edebiyatı terimi) Eski tarzda yazılmış nesirli parçalar dergisi.
– bk. inş ...
münsecil
– sf. Sicile geçmiş, mahkeme defterine kaydedilmiş.
...
münsed
– sf. Kapalı olan, kapanmış, tıkanmış
...
münselib
– sf. ortadan kaldırılmış, kaçmış, kalmamış
...
münselib olmak
kalmamak.
...
münşerih
– Gönlü ferah olan, şen, şadan
...
münşi
– sf. ed. Mektup türünde usta ve başarılı olan, inşası güçlü (kimse).
– (Divan edebiyatı terimi) Eski tarzda güzel nesir yazan.
...
munsif
– sıf. Haktan, doğruluk ve adaletten ayrılmayan, vicdan ve insaf sahibi, insaflı (kimse)
– Çok kötü olmayan, kötülükte aşırı gitmeyen (kimse)
...