– Yetkili olan üye, murahhas aza
...
Arama Sonucu – "mu"
murahhaslık
– Delegelik
...
mürai
– sf. ikiyüzlü
...
murai
– sıf. Saygılı olan, saygı ile uyan, riayet eden, gözeten (kimse)
...
mürailik
– İkiyüzlülük
...
murakabe
– Denetleme
– Tasavvufta Tanrı’ya bağlanarak çile doldurma.
– denetim.
...
murakabe etmek
– denetlemek
...
murakıb
denetçi.
...
murakıp
– Denetçi.
– Tanrı’ya bağlanarak çile dolduran kimse.
– Yazmalarda sayfa sırasını sağlamak amacıyla bir sonraki sayfanın ilk sözcüğünün ya da harfinin bir önceki sayfa altında ...
murakıplık
– Denetçilik
...
murakka
– sıf. Yama vurulmuş, yamanmış, yamalı
– Hattatların ayrı ayrı kağıtlara yazıp sonra bir arada mecmua haline getirdikleri meşkler, a. bk. mecmua, meşk.
– tasavvuf. Benlik ve gururdan ...
murakkak
– incelmiş,ince
...
murana
– hay. b. Yılan balığına benzeyen, çok yırtıcı, sıcak denizlerde yaşayan, göğüs yüzgeci olmayan, eti beğenilen bir deniz balığı (Muraena).
...
müraselat
– mektuplaşmalar, yazışmalar
...
mürasele
– Mektuplaşma, haberleşme.
– Anadolu ve Rumeli kazaskerlerinin kadılara veya kadıların daha alt derecedekilere tâyin ve yetkilerini bildirmek için yazdıkları resmi mektup
...
murassa
– sf. Değerli taşlarla bezenmiş, cevahirle süslenmiş
– (Divan edebiyatı terimi) Kelimeleri karşılıklı olarak seçili olan cümlelere veya dizelere denirdi.
– bk. donanmış.
...
murat
– İstek, dilek, arzu
– Amaç, erek, gaye
...
murat almak
– dileğine kavuşmak
...
murat etmek
– dilemek, istemek
...
MURATHAN
(Ar.) Er. (bkz. Murat).
...
murç
– Betonu kırmakta veya betona delik açmakta kullanılan sivri uçlu, çelikten yapılmış bir alet.
– Taşları tıraş etmekte kullanılan sivri uçlu demir, taşçı kalemi.
– Ağaçlardaki yaprak ...
mürd
– bk. mürt
...
mürd olmak
– Ölmek, gebermek.
...
murdar
– sf. Kirli, pis
– Cinsel birleşmeden sonra yıkanmamış (kimse).
– Dinî kurallara uygun olarak kesilmemiş olan (hayvan).
...
murdarilik
– eskimiş, anatomi. Omurilik.
...