– sf. Saygınlığını yitirmiş.
– Çokluğundan dolayı değerini yitiren, değersiz
...
Arama Sonucu – "mu"
müptezellik
– Müptezel olma hali, kepazelik, haysiyetsizlik.
...
mur
– karınca
– Demir üzerinde karıncalanmayı andıran ve kurt yeniği gibi küçük oyuklardan meydana gelen pas, demir pası
...
müraat
gözetme.
...
murabaha
– Bir malı üzerine kâr koyarak satma.
– Tefecilik.
– karaborsa
...
murabahacı
– tic. Bir malı çok fazla kârla satan kimse.
– Tefeci.
...
murabahacılık
– Tefecilik
...
murabba
– sf. Dört şeyden oluşan, dörtlü.
– mat. Kare.
– ed. Dört dizeli bentlerden oluşan divan edebiyatı şiiri.
– sf. Terbiye edilmiş.
– Kaynatılıp kıvama geldikten sonra dondu ...
murabbauşşekl
dörtgen şeklinde, kare şeklinde.
...
murabıt
– Kuzey Afrika, Endülüs ve bazı İslam ülkelerinde zahit, abit, şeyh, derviş gibi tekke ehline verilen ad, marabut
– Müslümanları korumak maksadıyle sınırlarda kurulan ribatlarda devamlı şe ...
murabut
– bk. murabıt
...
murabut kuşu
– hayvan bilimi. Uzun bacaklılardan, leyleğe benzeyen, gagası iri ve uzun bir kuş (Leptoptilus).
...
müracaat
– Başvuru, danışma, başvurma
– Herhangi bir eserden yararlanma.
...
müracaat etmek
– başvurmak
– danışmak
...
müracaatçı
– Başvurucu
...
murad
– bk. murat
...
murada ermek
– İsteğine kavuşmak, arzusu yerine gelmek
...
müradif
– sf. db. Eş anlamlı.
...
MURADiYE
(Ar.) Ka. – (bkz. Murad).
...
Muradına ermek
– isteğine kavuşmak, dileği gerçekleşmek, arzusu yerine gelmek
...
murafaa
– hukuk: duruşma.
– Bir kimseyi dava edip hakim huzuruna çıkarma, mahkemeye verme
– Mahkemede kendisinden davacı olanla veya dava ettiği kimse ile yüzleşerek yargılanma, muhakeme ol ...
murafakat
– Arkadaşlık, yol arkadaşlığı, yoldaşlık
– Beraber olma, birlikte bulunma
...
mürafakat
– bk. murafakat
...
murahhas
– Yetkili olarak bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, delege
– sıf. İzin almış, izinli
...
murahhas aza
– Murahhas üye
– Yetkili üye
...