– Kavga ve savaşı bırakıp barış için anlaşma, uzlaşma, barış yapma
– Güvenlik, asayiş
...
Arama Sonucu – "mu"
müsalaha
barış yapma.
...
müsalemetkar
barışçıl.
...
musalla
– din b. Namazgah.
– Camilerde cenaze namazı kılınan yer
...
musalla taşı
– Cenaze namazı kılınmak için üstüne tabut konulan masa biçiminde yüksekçe taş
...
Musallat
– sf. Bir kimse veya şeyin üzerine bıktıracak kadar düşen (kimse)
...
musallat etmek
– birini, bir başkasının başına bela etmek
...
musallat olmak
– birini sürekli rahatsız etmek, birine sataşmak, peşini hiç bırakmamak
...
musalli
– sf. Beş vakit namazını sürekli olarak kılan.
...
müsamaha
– Hoşgörü
– Görmezlikten gelme, göz yumma.
...
müsamahakar
– Ar. musamaha + Far. -kar
– sf. Hoşgörülü.
...
müsamahakarlık
– Hoşgörülülük.
...
müsamahasız
– sıfat. Hoşgörüsü olmayan.
...
muşamba
– Bir tarafına kauçuk veya yağlı boya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez
– sf. Bu bezden yapılan
– Su geçirmeyecek biçimde yapılmış yağmurluk.
– Linolyum
...
müsamede
– karşılaşma, karşı karşıya gelme
...
müsamere
– Okullarda öğrencilerin sunduğu, programında koşuk, oyun vb. gösterilerinin yer aldığı eğlence
– Çoğunlukla akşam toplantısı, akşam eğlencesi.
...
muşamma
muşamba.
...
musandıra
– Evlerde yatak yorgan konulan yer, yüklük
– Mutfakta yüksek ve geniş raf.
– Yüklüğün üstündeki boşluk.
– Sergen, raf.
– Tavan arasındaki küçük oda, sandık odası.
– ...
musanna
– sf. Uydurma, düzme.
– Sanatlı.
– fel. Yapıntılı.
...
musannif
– Sınıflandırma işlemi yapan kimse.
– Kitap yazan, yazar
...
musap
– sf. Başına bir kötülük, felaket gelmiş olan
– Hastalığa yakalanmış, tutulmuş, uğramış
...
müsaraat
– Bir işe vakit geçirmeden süratle başlama
– Acele etme, çabukluk, sürat
– Teşebbüs, girişme.
...
müşareket
– Ortaklık, ortaklaşma.
– db. İşteş çatı.
...
müşareket fiili
– db. işteş fiil.
...
müşarik
– Beraber bulunan, ortaklık eden (kimse)
– Bir şirket ve ortaklıkta bulunanlardan her biri
...