– sıf. Yabancı maddelerden temizlenmiş, arı duru ve saf duruma getirilmiş, arıtılmış, tasfiye edilmiş
...
Arama Sonucu – "mu"
musaffi
– sıf. Arıtan, temizleyen, saf duruma getiren, tasfiye eden
...
müsafir
1.yolcu. 2.konuk.
...
musağğar
– Küçültülmüş
...
musahabe
– Konuşma, görüşme, söyleşi, sohbet
– edeb. Sohbet şeklinde yazılmış yazı türü
...
müşahedat
– Gözle görülen şeyler. Görüşler. Keşifle seyredilenler.
– Gözlemler.
...
müşahede
– Görme
– Gözlem
...
müşahede edilmek
gözlemlenmek.
...
müşahede olunmak
gözlemlenmek.
...
müsahelekarlık
kolaylık gösterme.
...
musahhah
düzeltilmiş.
...
müşahhas
– sf. Somut
...
muşahhas
– somut
...
müşahhas konkre
– somut
...
musahhih
– sıf. Düzelten, tashih eden, Düzeltici
– Yayımlanacak bir yazı veya kitabın matbaada basılmış provalarını aslı ile karşılaştırarak okuyup yanlışlarını düzelten, tashih eden kimse
...
musahhihlik
– Musahhih olma durumu.
– Düzelticilik
...
musahib
1.arkadaş, sohbet arkadaşı. 2.padişahın özel işlerine
...
musahip
– Sohbet, arkadaşlık eden kimse.
– Yol kardeşi.
– tar. Tatlı konuşmaları ile büyüklerin, özellikle padişahların güzel zaman geçirmelerini sağlamakla görevli kimselere verilen unvan.
...
musahiplik
– Musahibin yaptığı iş.
– Yol kardeşliği
...
müşahit
– Gözlemci.
– Gören, bakan, izleyen.
...
müsaid
uygun.
...
müsait
– sf. Uygun, elverişli
– tkz. Flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen (kadın).
...
müşakele
– Aynı şekilde olma, şekilce benzeme
– edeb. Bir fiilin değişik kelimelerle yapılan ve farklı manalara gelen birleşiklerinin aynı ifade içinde kullanılması sanatı
...
musakka
– Ufak parçalar biçiminde doğranmış sebzelerin, kuşbaşı et veya kıyma ve soğanla pişirilmesiyle yapılan bir yemek
...
müsakkafat
– Üzeri damla örtülmüş olan yapılar
...