– iyilik etme, iyi davranma.
– Bağışlama, bağışta bulunma.
– Bağışlanan şey, kayra, lütuf, inayet, atıfet
– Karşılık beklemeden yapılan yardım, iyilik.
– Bağış, bağışlama.
– Bağışlanan şey.
– Verilen bağışlanan şey.
– iyilik etme, iyi davranma.
– Bağışlama, bağışta bulunma.
– Bağışlanan şey, kayra, lütuf, inayet, atıfet
– Karşılık beklemeden yapılan yardım, iyilik.
– Bağış, bağışlama.
– Bağışlanan şey.
– Verilen bağışlanan şey.