– Zina ve işrete düşkün, fısk u fücur sahibi kadın
...
Kategori: Türkçe olmayan kelimeler
FAGOSiTOZ
– Hücre yutarlığı.
– Gözeyutarlığı.
– Büyük parçacıkların yalancı ayaklar yardımıyla hücre içerisine alınması.
– Bir hücrelilerin amöboit hareketle avını yutması.
– Omurg ...
fahir
– fakir
– Ar. fakîr: fakir; yoksul. || fahır || fakır || fanir || feggir || fekir
– Şanlı, şerefli, onurlu.
– Övünen, iftihar eden.
– Parlak, gösterişli, güzel.
...
fahri
– sf. Onurla ilgili, onursal.
– Gönüllü, karşılıksız “Bilmem hangi bir esnaf cemiyetinin fahri katibi imiş. -A. Ş. Hisar.”
– Yalnız onur için verilen karşılıksız hizm ...
faik
– sf. esk. Üstün, yüksek.
– Manevi yönden üstün olan, yüksek, yüce.
...
fair play
– sp. bk. dürüst oyun
– İng. fair play
...
fak
– esk. Tuzak, kapan
– Yaşlanmış, ihtiyar kimse.
...
fakat
– bağlaç. Ancak, ama, lakin
...
fakfon
– kimya. Bakır, nikel ve çinkodan oluşan gümüş görünümünde bir alaşım
– Almanca. Packfong
...
fakih
– Fıkıh alimi, İslamiyet’in dînî, içtimâî, medenî, hukūkî ve siyâsî bütün amelî hükümlerini şer’î delilleriyle birlikte bilen ve bu alanda söz sâhibi olan kimse
...