uygun, uyumlu.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
muntasıf
– sıf. Ortasına varmış, yarısına gelmiş, yarılamış.
– Bir şeyin yarısı, ortası, yarı, orta
...
muntazamlık
– Muntazam olma hali, düzenlilik, tertiplilik, derli topluluk
...
muntazır
– sf. Bekleyen, gözleyen
...
muntazır olmak
– beklemek, gözlemek
...
müptela alışkın
– bağımlı, tutulmuş, alışmış
...
müptelalık
– Müptela olma durumu
...
murabahacı
– tic. Bir malı çok fazla kârla satan kimse.
– Tefeci.
...
murabahacılık
– Tefecilik
...
murabıt
– Kuzey Afrika, Endülüs ve bazı İslam ülkelerinde zahit, abit, şeyh, derviş gibi tekke ehline verilen ad, marabut
– Müslümanları korumak maksadıyle sınırlarda kurulan ribatlarda devamlı şe ...
müracaatçı
– Başvurucu
...
Muradına ermek
– isteğine kavuşmak, dileği gerçekleşmek, arzusu yerine gelmek
...
murahhaslık
– Delegelik
...
murakıb
denetçi.
...
murakıp
– Denetçi.
– Tanrı’ya bağlanarak çile dolduran kimse.
– Yazmalarda sayfa sırasını sağlamak amacıyla bir sonraki sayfanın ilk sözcüğünün ya da harfinin bir önceki sayfa altında ...
murakıplık
– Denetçilik
...
murdarlık
– Murdar olma durumu
...
mürekkep balığı
– hayvan bilimi. Kafadan bacaklılardan, ılıman ve sıcak denizlerde yaşayan, eti yenen, kendini korumak için siyah renkli bir sıvı salarak suyu bulandıran bir yumuşakça, sübye (Sepia officinalis) ...
mürekkep yalamış
– öğrenim görmüş, kültürlü
...
müsaade edilmek
izin verilmek.
...
müsaadekarlık
yardımcı olma, izin verme.
...
müsabık
– sp. Yarışçı.
– Yarışmacı.
...
müsadere edilmek
mal varlığına el konulmak.
...
müşahede edilmek
gözlemlenmek.
...
müsahelekarlık
kolaylık gösterme.
...