– Mülazım olma durumu.
– askerlik. Teğmenlik.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
mültasık
– Bitişik, yapışık
– Birbirine bağlanmış
...
mum ağacı
– bitki bilimi. Sıcak ülkeler ile Kuzey ve Batı Avrupa’da yetişen bir tür mum palmiyesi (Myrica cerifera)
...
Mum Dibine Işık Vermez
– etkili kişi kendi yakınlarına yardımcı olamaz
...
mumlu kağıt
– Mürekkep geçirmeyen ve delinebilir bir dolgu maddesi emdirilmiş, mürekkebi geçiren fakat kolay delinmeyen bir cins pelürden veya lifli bir dokudan oluşturulmuş, teksir makinesinde basılacak ya ...
mümtazlık
– seçkinlik
...
münafık
– sf. Arabozan
– Dini kurallara inanmadığı halde inanmış gibi görünen
...
munafık
– bk. münafık
...
münafıklık
– Arabozanlık
...
münakaşalı
– sıfat. Münakaşası olan, içinde veya üzerinde münakaşa edilen.
...
münakız olmak
çelişmek.
...
mundarlık
– Mundar olma durumu
...
müneccimbaşı
– gök b. Saray hizmetinde bulunan bilginlerden gök bilimiyle uğraşanlara verilen unvan.
– Osm. Ser-müneccim-i hassa
– Osmanlılarda, önemli bir işe girişilirken gökbilim hesaplarına d ...
munfasıl
– sf. esk. Ayrı duran, ayrılmış, ayrık.
...
münhasır
– sf. Bir kimse veya bir şey için ayrılmış, mahsus
– Sınırlanmış, sınırlı
...
münhasıran
– zf. Yalnız, özellikle
...
münhazım
– sf. Hazmedilen, sindirilen
...
munkabız
– sf. Büzülmüş, toplanmış.
– Pekliği olan, peklik çeken.
– mec. Verimsiz, işe yaramaz.
...
munkarız
yıkılan, çöken, sönen.
...
munkarız olmak
yıkılmak, çökmek, sönmek
...
münkasım
– Bölünen, kısım kısım ayrılan, taksim edilen.
– Kısımlara ayrılmış, bölünmüş.
– Bölünmek, bölünmüş olmak.
...
münkasım olmak
bölünmek, bölünmüş olmak.
...
münkatı
– inkıta eden, kesilmiş, kesilen, kesik
– Arkası gelmeyen
...
munsadı
– Yarılmış, bölünmüş
...
muntabı
– basılmış, damgalanmış
– tabiata uygun
...