1. Kusacak duruma gelmek. -2. iğ renmek, tiksinmek. -3- içkillenmek, kuşkulanmak
...
Arama Sonucu – "Bir tür evcil geyik"
Mideye indirmek (bir yiyeceği)
Onu büyük bir iştahla yemek; göv deye indirmek.
...
Mideye oturmak
Yenen bir şey midede sindirilemeyip rahatsızlık ya ratmak.
...
Mim koymak (bir şeye)
1. Unutulmaması için işaret koymak. -2. Uy gun görülmeyen davranışını tekrarlamaması için bir kimseye uyarıda bulunmak. -3. önemli görerek üstünde ısrarla durmak.
...
Minnettar katmak (birine)
iyiliği dokunan kimseye karşı gönlünde te şekkür duygusu beslemek.
...
Minyatür
– çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı. Bu biçimde yapılmış küçük resim.
– Genel olarak yazmalarda yer alan ve k ...
minyatürcü
– Minyatür yapan sanatçı
...
minyatürcülük
– Minyatür yapma sanatı
...
minyatürleşme
– Minyatürleşmek durumu
...
Mısır turnası
– hayvan bilimi. İbis
...
montür
– Çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve.
– Vazo, duvar saati, ayna vb. eşyayı korumak veya kullanışını kolaylaştırmak için yapılan metal, bronz, gümüş çerçeve veya örgü.
...
Moral vermek (birine)
bir kimsenin ruhsal direnme gücünü artırmak, cesaretlendirmek, yüreklendirmek
...
muabbir
rüya yorumcusu.
...
Muaf tutmak (birini, bir şeyden)
Ona bir ödev ya da yükümlülük ko nusunda ayrıcalık tanımak
...
mücbir
– Ar. mucbir
– sf. esk. Zorlayan, zorlayıcı, icbar edici.
...
mücbir sebep
– hukuk. Herhangi bir kimse tarafından alınacak önlemlere karşı, önüne geçilmesi olanaksız, borcun yerine getirilmesine engel, borçlunun iradesi dışında beklenmedik olaylar
...
müdbir
– Sıfat. Talihi kendisine yüz çeviren, talihsiz, bahtsız, bedbaht (kimse)
...
müdebbir
– Ar. mudebbir
– sf. esk. İşin arkasını ve sonunu düşünüp çare arayan, önlem alan
...
muhabir
– Basın ve yayın organlarına haber toplayan, bildiren veya yazan kimse
– Herhangi bir kuruluşun çalışmasıyla ilgili olarak merkezle başka bir ülke arasında bağlantıyı sağlayan görevli
...
muhabirlik
– Muhabir olma durumu
– Muhabirin görevi.
...
muhbir
– Haber ulaştırıcı, haber veren kimse, haber veren, haberci.
– Yasa dışı olan bir durumu yetkili makamlara bildiren kimse, ihbarcı
– Casus, jurnalci
...
muhbirlik
– Muhbir olma durumu veya muhbirin yaptığı iş.
...
Mukayyet olmak (bir şeye) (birine)
– Onu gözetmek, korumak
...
Muma döndürmek (çevirmek),(mum etmek) (birini)
– Bir şeyi kırmızı mumla mühürlemek
– mec. önemli bir şeyi unutmayıp akılda tutmak.
– Onu, her söylenileni yapar duruma getirmek, uslandırmak.
...
Mumla aramak (birini)
– çok isteyerek ve özlemle aramak
...