– daha kötü olan yeni bir şey, bir durum, bir kimse, pek iyi olmayan eskisini aratmak
...
Arama Sonucu – "Bir tür evcil geyik"
Münakaşa götürmek (götürmemek)
– Tartışılabilir nitelikte olmak (tartışma olanağı yaratmayacak kesinlikte olmak)
...
MüSTEKBiR
(Ar.) 1. Kibirlenen kendini büyük gören, büyüklenen. 2. Alaha karşı büyüklenen kafir ve mülhid. – isim olarak kullanılmaz.
...
mustur
– Suçlu olduğu halde suçsuz görünmeye çalışan, suçunu gizleyen.
– Kurnaz, içten pazarlıklı.
– Yemek seçen, kolay beğenmeyen.
– Surat, yüz.
...
mütekebbir
– sf. Kibirli, kendini beğenmiş
...
müzikte güçlü bir biçimde çalınmak
– andantino
...
Namlusundan doldurularak ateşlenen eski bir silah
– arkebüz
...
Nanik yapmak (birine)
Birini kızdırmak ya da onunla alay etmek için nanik işareti yapmak
...
Narına yanmak (bir kimsenin)
– Bir kimse yüzünden büyük zarara uğramak
– Sevdasına kapılmak, bu sebeple sefil olma
...
Nasrettin Hoca’nın türbesi gibi
– Her yanı açık olduğu halde, yalnız bir girişi bulunan yer için söylenir.
...
natura
– İnsanın yaradılış özelliği
...
natural
doğal
...
natüralist
– sf. Natüralizm akımını benimseyen (kimse)
– Fr. naturaliste
...
natüralizm
– felsefe. Doğalcılık
...
natürel
– sıfat. Doğal
...
natürist
– sf. Doğacı
– Fr. naturiste
...
natürizm
– fel. Doğacılık.
– Fr. naturisme
...
natürmort
– Ölüdoğa
– Fr. nature morte
...
naylon fatura
– Faturası olmayan bir mal için alıcıya verilen veya birini harcama yapmış gibi göstermek amacıyla yasa dışı olarak düzenlenen faturanın halk arasındaki adı
...
Nazar değmek (bir şeye, birine)
Uğursuzluk, kötülük gibi olumsuz sonuçlar veren kıskanç bakışlardan ötürü fena bir duruma düşmek; göz değmek.
...
Nazarı itibara almak (bir şeyi, birini)
Ona önem ve değer vermek
...
Nazı geçmek (birine)
Ona isteğini kabul ettirecek, yaptırabilecek kadar yakınlığı bulunmak, hatırı sayılmak
...
Ne arıyor? (bir yerde)
“Niçin oraya gitmiş? Orada ne işi var?” anlamında.
...
Nefes aldırmamak (birine)
bk. Soluk aldırmamak.
...
Nefsine yedirememek (bir şeyi)
istenmeyen ya da onur kırıcı bir işi kendine uygun görmemek; kendine yedirememek, onuruna yedire memek.
...