Hiçbir şeyi saklamadan, herşeyi soylemek.
...
Arama Sonucu – "Bir tür evcil geyik"
bulgar para birimi
– Bulgar Levası
...
Bulgurla Yapılan Bir Yemek
– Çetnevir
...
Bulup buluşturmak
Ne yapıp yapıp bulmak, büyük bir şaba sonucu sağlamak.
...
buluşturmak
-i Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek.
...
bununla birlikte
– zarf. Buna ek olarak, bununla beraber, amma velakin.
– zarf. Bunun böyle olduğuna bakmayarak, bununla beraber, mamafih
...
Bununla birlikte (beraber)
1. Buna bağlı olarak. -2. şu da var ki, ayrıca.
...
Burnunda tütmek (bir şey, yer, kimse)
– Onu çok özlemek, istemek, aramak; gözünde tütmek.
...
Burnunu sokmak (bir şeye)
– Kendisini ilgilendirmeyen işe karışmak.
– gerekmeden her işe karışmak
...
Burun buruna gelmek (biriyle, bir şeyle)
Onunla beklenmedik bir anda karşılaşmak (Kars. Yüz yüze gelmek.)
...
Burun kıvırmak (bir şeye)
– önem vermemek, küçümsemek, beğenmemek
...
buruşturmak
-i Buruşuk duruma getirmek
...
büyük bir orman ağacı
– sedir, sekoya, maun
...
Büyük görmek (birini, kendini)
Birini ya da kendini yüceltmek, oldu ğundan üstün tutmak.
...
büyük kayık türü
– alamana, alamanata, alametre
...
Buyur etmek (birini)
Konuğu “buyurun” diyerek işeri almak ya da sofraya şağırmak.
...
büyüttürmek
-i Büyütme işini yaptırmak
...
büyütürlük
– Aşırılaştırma
...
Buzdolabına koymak (bir şeyi)
Bir sorunun çözümünü ileri ki bir tarihe bırakmak. (Kars. Askıya almak.)
...
büzüştürmek
-i Büzüşmesine yol açmak
...
cabir
(Ar.) Er. – 1. Cebreden, zorlayan. 2. Galip gelen. 3. Aziz ve kuvvetli olan. Allahın hükümlerini uygulamada güç kullanan. 4. Kırıkçı, kırık sancı. Cabir b. Abdullah b. el-Ensari
...
CABiRE
(Ar.) Ka. – (bkz. Cabir).
...
Cam, camdan yapılmış bir şey
– sırça
...
çamur atmak (sıçratmak) (birine)
Birini kötü bir işe bulaşmış gösterip lekelemeye çalışmak, iftira etmek. (Kars. Kara çalmak, leke sürmek.)
...
Can atmak (bir şeye, bir şey yapmaya)
– şiddetle arzu etmek, çok istemek
– Onu elde etmeyi, herhangi bir duruma kavuşmayı çok istemek.
...