1. Erkelerin cinsel organının ucun daki sarkık deriyi kesmek. -2. Bir şeyi, bir bölümünü kesip vermek.
...
Arama Sonucu – "Dairenin sekizde biri"
Surat etmek (birine}
Ona asık surat göstermek, dargın durmak.
...
Süsleyip püslemek (birini, bir şeyi)
Onu çok süslemek.
...
Suudi arabistan para parası – birimi
– riyal
...
Suya götürüp susuz getirmek (biri, başkasını)
Bir kimseden daha akıllı olmak, o kimseyi kolayca aldatabilecek kadar kurnaz olmak.
...
Suyu ısınmak (kaynamak) (birinin)
Bir kimsenin şu ya da bu neden le görevinden uzaklaştırılması (yada öldürülmesi) yakınlaşmak.
...
Tabiri caizse (veya tabir caizse)
– Sözün özünü söylemek gerekirse anlamında kullanılan bir söz.
– Diğer bir deyişle, şöyle söylemek uygunsa anlamında kullanılan bir söz
...
Tahttan indirmek (birini)
Onun hükümdarlığına, egemenliğine son yermek.
...
Takla attırmak (birine)
Ona istediği her şeyi yaptırmak
...
Tanımadıktan gelmek (birini)
Onu tanıdığı halde tanımıyormuş gibi’ davranmak.
...
Taş atmak (birine)
Ona dolaylı yoldan tedirgin edici, iğneleyici laf söylemek (Kars. Söz dokundurmak)
...
Taş çıkartmak (biri, başkasına)
Biri, ötekinden kimi yönleriyle daha üstün olmak.
...
Taşa tutmak (birini, bir yeri)
Ona, oraya arka arkaya taş atarak sal dırmak.
...
Tavır almak (takınmak, koymak) (bir şeye, birine)
Herhangi bir durum karşısında belirli bir davranış biçimini benimsemek.
...
Tefe koymak (tefe koyup çalmak) (birini, bir şeyi)
Onu alay konusu yapmak, beğenilmeyecek yönleriyle anlatmak.
...
Tekelinde olmak (bir şey birinin)
– herhangi bir şey tekeli altında bulunmak, elinde tutmak, inhisarında olmak
...
Telaş atmak (birini)
Endişelenmek, kaygılanmak. Telaşa düşmek
...
Temize çıkarmak (çıkartmak) (birini, kendini)
Onu, kendini bir suçlamadan kurtarmak; onun, kendinin suçsuzluğunu kanıtlamak.
...
Temize havale etmek (bir şeyi) (birini)
1. Sürüncemede kalan bir işi bitirivermek, kısa yoldan çözümlemek. -2, Mevcut yiyeceği bitirmek. -3. Onu öldürmek.
...
tepe tepe kullanmak (birini veya bir şeyi)
– sağlamlığına güvenilen şeyleri yıpranacağını düşünmeden, esirgemeden, sakınmadan hoyratça kullanmak
...
Tepeden bakmak (birine)
Onu küçümsemek, kendini ondan üstün görmek; yüksekten bakmak.
...
Tepeden tırnağa süzmek (birini)
Ona dikkatlice, uzun uzun bak mak.
...
Tepesine çıkarmak (birini)
Onu çok şımartmak; başına çıkarmak.
...
Ter basmak (boşanmak) (birini) (birinden)
Herhangi bir nedenle ya da sıkıntı yüzünden birdenbire çok terlemek
...
Ters düşmek (bir şey bir şeye) (biriyle)
1, Aykırı durumda olmak. -2. Düşünceleri /önünden birbirine karşt olmak. (Kars. Aykırı düş mek.)
...