– Bir çeşit altın bilezik, Telleri burularak yapılan bilezik.
– Burmak işi
– Sarığıburma.
– Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış
– Kuru incir.
– Yumurtası burula ...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
burmak
-i Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek
-i İğdiş etmek
-i Ağza kekre tat vermek
-i Mide, bağırsak sancımak.
-i Acıtmak.
...
burned-in image
izi kalan görüntü
...
Burnu bile kanamamak
Büyük bir kazayı herhangi bir yara bere al madan atlatmak.
...
Burnu yere düşse almaz
– kendini beğenmiş, kibirli.
...
Burnundan kıl aldırmamak
– Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek
...
Burnundan solumak
– çok öfkelenmek, sinirlenmek.
...
Burnunu kırmak
Kibirli bir kimseyi güç duruma sokup, artık büyüklenemez duruma getirmek.
...
Burnunu sokmak (bir şeye)
– Kendisini ilgilendirmeyen işe karışmak.
– gerekmeden her işe karışmak
...
burnunun dibine sokulmak
– çok yaklaşmak, iyice yaklaşmak
...
Burnunun direği kırılmak
Pis koku yüzünden rahatsız olmak
...
Burnunun direği sızlamak
çok üzülmek.
...
buruklaşmak
– Buruk bir durum almak
...
burulmak
– Ekseni çevresinde döndürülmek
– Sancımak, ağrımak
-e, mecaz Alınarak küskünlük göstermek, gücenmek
...
Burun kıvırmak (bir şeye)
– önem vermemek, küçümsemek, beğenmemek
...
burunlamak
-i Dışlamak
-i Aşağılamak.
-i Sivriltmek.
...
burunlatmak
-i Sivri duruma getirmek
...
buruşmak
– Düzgünlüğü bozulmak, üzerinde kırışık ve katlamalar oluşmak
– Ağızda kekrelik duymak.
– mecaz. Tiksinmek, hoşlanmamak
...
buruşturmak
-i Buruşuk duruma getirmek
...
butimar
balıkçıl, botimar.
...
Bütünüyle, tamamıyla
– toptan, tamamen, tümüyle, külliyen, bittemam, hepsi, baştan aşağı
...
buydurmak
-i, halk ağzında
– Dondurmak, çok üşütmek
...
BUYMAK
çok üşümek
...
BUYMAK
Soğuktan donmak
...
büyük atardamar
– anaatardamar
– İngilizce. aorta
...