– tıp. Bağ gevşemesi sonucunda kalın bağırsağın aşağı doğru sarkma durumu.
...
Arama Sonucu – "Yerel ağ "
bağırsak iltihabı
– tıp. Sindirim organında oluşan iltihaplı durum ve buna bağlı hastalık.
...
Bağırsak solucanı
– askarit
...
bağırsak spazmı
– tıp. Bağırsak duvarındaki düz kasların çeşitli sebeplerle kasılı kalması durumu
...
bağırsakları tutan zar
– masarika
...
bağırtı
– Bağırırken çıkarılan sesin adı.
...
bağış
– Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.
– bahşiş
– Bir iş görene hakkından ayrı olarak verilen para.
– Bir kimsenin, kuruluşun veya ülkenin ayni ya da nakdi varlıklarını bir b ...
Bağış dileme
– hibe
...
bağış yapma
– ira
...
bağışık
– sıfat, halk ağzında. Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf.
– sıfat, halk ağzında, tıp. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan
– Gümrük ...
bağışıklık
– tıp. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu
– Muafiyet, Muaflık
...
bağışıklık sistemi
– Vücuda zarar verebilecek yabancı maddeleri tanıyan ve yok etmeye çalışan hücre ve organlar, immün sistem.
– Organizmaya dışarıdan giren yabancı maddelere, antijenlere karşı hedef teşkil ...
bağışlama
– Bağışlamak işi, mağfiret, gufran
– Hibe etme
...
Bağışlanmış
– muaf, affedilmiş
...
bağışlayan
– bağışlayıcı
– vahib, hibe eden
...
bağıt
– hukuk. Sözleşme.
– Akit
...
bağıtçı
– sıfat. Bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, sözleşme yapan, âkit.
...
bağız
– Kadınların birbirlerine karşı acanım yerine kullandıkları bir hitap
...
BAğKESEN
Maksalı böcek
...
bağlaç
– db. Eş görevli kelimeleri veya önermeleri birbirine bağlayan kelime türü, rabıt, rabıt edatı: Ve, ya, veya, ya da birer bağlaçtır.
– Yoğurttan yağın ayrılıp ayrılmadığına bakmak için yay ...
bağlam
– Deste, demet, tutam.
– Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, iliçkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst
– dil b. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok d ...
bağlama
– Bağlamak işi.
– Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz.
– Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb.
– db. Ulama.
– Potin, yemeni.
– Serbest ...
Bağlamak
– Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak
– Düğümlemek
– (-i) Yara ilaç koyup bezle sarmak
– (-i) Denk yapmak, paket yapmak
– Anlaşma yapmak
– (-i) Uyulması zorun ...
bağlamsal
– sıfat. Bağlam ile ilgili.
...
bağlanak
– Bağlantı
...