Sırasını getirmek, uygun zamanını bulmak.
...
Arama Sonucu – "mu"
münasebetli
– sf. İlişiği olan, ilişkili.
– Uygun, yakışık alan.
...
münasebetli
– sıfat. İlişiği olan, ilişkili.
– sıfat. Uygun, yakışık alan.
...
münasebetsiz
– sf. Uygun olmayan, yakışıksız, çirkin
– Ters, aksi
– Yakışıksız iş gören, sıra, saygı gözetmeyen (kimse)
...
münasebetsiz
– sıfat. Uygun olmayan, yakışıksız, çirkin
– sıfat. Ters, aksi
– sıfat. Yakışıksız iş gören, sıra, saygı gözetmeyen (kimse)
...
münasebetsizce
– zarf. Münasebetsiz bir biçimde.
...
Münasebette bulunmak
– ilişkisi olmak
– ilişki kurmak
– cinsel ilişkiyi gerçekleştirmek
...
Münasebetti münasebetsiz
Yerli yersiz, yakışık alsın almasın.
...
münasib
– bk. münasip
...
münasip
– sf. Uygun, yerinde
– Beğenilen, hoşa giden
– Uygun, yerinde, yaraşır, yakışır.
...
Münasip bulmak (görmek)
Uygun ve yerinde bulmak.
...
Münasip düşmek
Yakışmak, uygun olmak.
...
münatif
çevrilmiş,yönelik.
...
münatif olmak
çevrilmek.
...
münavebe
– Nöbetleşme, keşikleme
...
münavebeli
– zarf. Nöbetleşe.
...
münavebeten
dönüşümlü olaram.
...
münazaa
– esk. Ağız kavgası, çekişme, münakaşa.
– İki taraf arasındaki kavga, düşmanlık
...
münazaat
çatışmalar, çekişmeler.
...
münazara
– Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma
– ed. Divan edebiyatında zıt varlıklar ve kavramlar arasındaki karşıtlığı anlatan yazı türü
...
Münazara Yöneticisi
– Moderatör
...
münazi
– sf. Ağız kavgası yapan, çekişen, münâkaşa eden, kavgacı
...
münazil
– sf. İşine son verilmiş, işinden çıkarılmış, azledilmiş
– Tek başına bir köşeye çekilen
...
münbais
– sf. Gönderilen, gönderilmiş
– Bir şeyden dolayı olan, –den ileri gelen, –den doğan, mütevellit
...
münbasit
– sf. Açılan, açılmış, yayılmış, genişlemiş
– Sevinçli, ferah, memnun
...