– sinir
– aygıt sürücüsü ara birimi
...
Arama Sonucu – "s"
ASABA
Osmanlı mimarlığında , mukarnaslı başlıkların en üst bölümü
...
ASABALIK
Haksız olarak alınan toprak , mal
...
AşABE-AşEME
Büyük azı dişi
...
asabi
sinirli.
...
Asabiye
1. Sinir bilimi. 2. Sinir hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
...
asabiyülmizac
asabi mizaçlı.
...
asabiyyet
sinirlilik.
...
Asabı bozulmak (gerilmek)
Sinirlenmek.
...
Asabına dokunmak (asabını bozmak) (biri, bir şey)
– sinirine dokunmak
– O kimse, şey sinirlenmesine yol açmak.
...
ASADERO-ASEDOR
inek sütünden yapılan , orta yumuşaklıkta , orta yağlı bir Meksika beyaz peyniri
...
ASADOLU
çoban ıslığı
...
ASADOLU
çobanların çaldığı ıslık
...
asaf
– Vezir
– Hazreti Süleyman’ın veziri
– Satrançta vezir
...
ASAFi
Türk müziğinde az kullanılmış bir zurna
...
ASAG
Sumer tanrısı Ninurtanın Kurda öldürdüğü kötü bir cin
...
aşağı
– Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı.
– Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri.
– sf. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan
– sf. Bayağı, adi.
– sf. mec. Niteliği ...
aşağı derece
– dereke
...
Aşağı görmek (saymak) (birini, bir şeyi)
Onu beğenmemek, küçümsemek.
...
Aşağı kalır yeri yok
“Nitelikleri bakımından başkalarından ya da ben zerlerinden farkı yök.” anlamında.
...
Aşağı kalmamak (birinden)
özellikleri ya da davranışları yönünden benzerlerinden geri kalmamak; aynı nitelikte, durumda olmak. (Karş. Geri. durmamak.)
...
Aşağı kurtarmaz
1. “Daha ucuza satılamaz, şünkü zarar edilir.” -2. “Değerce daha aşağısını kendisine layık görmez.” anlamlarında.
...
Aşağı tabaka
Halkın “avam” denilen, nitelikleri beğenilmeyen, kültür-süz-eğitimsiz sayılan kesimi.
...
Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık
iki karşıt güç, durum ya da konuda karar verme zorluğu.
...
aşağı ve yukarı mısırın birliğinin sembolü
– Çifte taç
...