Arama Sonucu – "Ma' sûma"
caka satmak
– gösteriş yapmak, çalım satmak
...
cakalanmak
– argo. Caka satmak
...
çakaralmaz
– Basit, ilkel çakmak.
– Basit, ilkel tabanca.
– sf. Kalitesiz
– sf. argo İşe yaramayacak durumda olan, bozuk.
(çakar almaz)
...
çakılayazmak
– Çakılır gibi olmak
...
çakıldamak
– Sürtünen, yuvarlanan çakıl taşları gibi ses çıkarmak
...
çakılıp kalmak
Bulunduğu yerde uzun süre kımıldamadan kalmak, hareketsiz durmak.
...
çakılmak
-e Çakma işine konu olmak
-e Hızla düşüp saplanmak
– argo. Ortaya çıkmak, farkına varılmak, anlaşılmak.
...
çakışmak
-le Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak.
– Aynı zaman dilimine denk gelmek
– halk ağzında. Söz yarışı etmek
-le, matematik Doğru, açı, yüzey vb. geometrik biçimler üst üste konuldukların ...
çakma
– Çakmak işi.
– Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi.
– Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.
– sıfat, argo. Taklit olan, sahte.
– halk ağzında. Deri hastalığı, yara, çıba ...
çakmak
– Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası
– Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti.
– esk. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik ...
çakmak taşı
– mineraloji. Demir veya çeliğe sürtüldüğünde kıvılcım çıkartan bir kuvars türü.
– Düvenlerin altına çakılan küçük ve kesici taş
...
çAKMAN
(Tür.) Er. 1. Amacına erişen, ulaşan kimse. 2. Süt mavisi.
...
çakozlamak
-i Uygunsuz bir durumu fark etmek.
-i, argo. Anlamak.
...
çaktırmak
-e Çakma işini yaptırmak.
-i, argo. Sınavda bırakmak.
-e, teklifsiz konuşmada. Birinin bir şeyi sezmesini sağlamak
...
çalarmak
– Ekinler veya meyveler olmaya, olgunlaşmaya yüz tutmak
...
çaldırmak
– Çalma işini yaptırmak.
-i Hırsıza kaptırmak
...
çalım satmak
– kurulup büyüklük taslamak
– yapay davranışlarla büyüklük taslamak.
...
çalıp çırpmak
Az çok demeden, eline ne geçerse çalmak.
...
çalışma
– Çalışmak işi, emek, say
– Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması: Bu kiriş hesabında kirişin aşırı yük altında çalışması göz önüne alınmıştır.
– ...
çalışma barışı
– İş huzuru
...
çalışma belgesi
– Bir iş yerinde veya alanında çalışılabileceğini gösteren belge
...
çalışma emek
– say, gayret, himmet
...
çalışma hayatı
– Düşünsel veya bedensel gücün emekçi tarafından bir mal veya hizmet üretmek için kullanıldığı süreç
...
Çalışma isteği
– gayret
...