– Kuş yuvası.
– Ev, oturulan yer, mesken.
...
Arama Sonucu – "s"
aşiyan-ı nura şitab
Nurlu yuvaya doğru koşmak
...
asiye
– İsyan eden.
– Direk, sütun.
– Acılı, kederli üzüntülü kadın.
– Hz. Musayı Nilden çıkararak büyütüp yetiştiren Firavunun eşi.
...
ası
– Asma işi
– Afiş
...
aşı
– Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik
– Bu eriyiğin uygulanması
– Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, ay ...
aşı boyası
İçine karışan demir hidroksit miktarına göre pas sarısı, kızıl veya koyu esmer renk almış gevrek kil
...
aşı yapmak – aşı vurmak
– bağışıklık veya tedavi amacıyla vücuda aşı vermek.
...
Aşığa almak (birini)
Onu tam yetki ve sorumlulukla yaptığı, görevden
...
Aşığa çıkmak
Bir durum başkalarınca anlaçılmak.
...
Aşığa vurmak (bir şeyi)
1. Gizli kalması gereken bir şeyi aşıkla mak, belli etmek. -2. Bir davranış her şeyin belirtisi olmalı.
...
Aşığı çıkmak
Onun sorumluluğundaki mal ya da para tutarında, tuttu ğu hesapta, eksiği olduğu anlaçılmak.
...
Aşığı cuk (bek, bey, şift) oturmak
Her işi yoluna girmek, herşey istediği gibi gerçekleşmez.
...
Aşığını bulmak (birinin)
1. Bir hesaplamada eksiğini ortaya koy mak. -2. Birini alt etmek için, bilinmeyen, gizli kalmış bir kusurunu, hatasını öğrenmek.
...
aşık
– bk. halk ozanı.
– Tutkun, vurgun, sevdalı.
– Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur.
– Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad.
R ...
Aşık ağızlı
Aptal görünüşlü, salak, sersem kimse işin söylenir.
...
Aşık atmak (biriyle)
Bir kimseyle şeşitli konularda yarışa girmek; on dan aşağt kalmamak.
...
aşık olunan kadın
– maşuka
...
Asık surat
Küskün, üzgün, öfkeli insanın somurtkan yüzü.
...
asık yüzlülük
– tomku
– surat
...
aşıkane
– Aşığa yaraşır biçimde (olan)
...
Aşıkgöz
1. Durumları, fırsatları en iyi değerlendirebilen, becerikli, uyanık (kimse). -2. Kurnaz, işini bilen, kendi çıkarını gözeten (kimse).
...
Aşıklısı olmak (bir şeyin)
O şeyin meraklısı, tutkunu, düşkünü olmak.
...
Aşıkta bırakmak (birini)
1. Ona herhangi bir iş ya da görev verme mek. -2. Onu evsiz barksız bırakmak. -3. Onu şeşitli kişilere sağla nan hizmetten yoksun bırakmak.
...
Aşıkta kalmak
1. Herhangi bir işe ya da kuruluşa girememek. -2. Ev siz barksız kalmak. -3. çeşitli kişilere sağlanan hizmetten yoksun kal mak yararlanamamak.
...
Aşıktan aşığa
Herkesin gözü önüride, gizleyip saklamadan. (Kars. Göz göre göre.)
...