işleri ters gittiği işin karamsar olmak; bahtına küs mek, talihine küsmek.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
şap hastalığı
– Sığırlarda, ağız ve tırnaklar arasında kabarcıklar görünmesi ve yüksek ateşle beliren, genellikle arıza bırakan bulaşıcı hastalık
...
sapık
– sf. Tavır ve davranışları normal olmayan veya geleneklerden, törelerden ayrılan, anormal (kimse), gayritabii, anormal
– Delice davranışları olan, meczup.
– Kısa çizme, konçlu ayakk ...
Sapına kadar
Bir kimsenin sahip olduğu bir niteliğin, durumun her yönüyle tam, üstün, yeterli, mükemmel olduğunu anlatır.
...
sapınç
– ruh bilimi. Özel bir görevin normal sonucuna ulaşmasına engel olan sapıklık, aberasyon
– gök bilimi. Işık hızının sonlu olmasından dolayı bir gök cisminin görünen konumu ile gerçek konum ...
şapka çıkarmak (bir şeye)
O şeyin üstünlüğünü kabul edip saygı duymak.
...
sapkın
– sıfat. Doğru yoldan ayrılmış olan
– Sapkıya uğramış olan
...
sapkınlık
– Sapkın olma durumu, dalalet, sapınç
...
saplantı
– Kişinin, etkisinden kendini kurtaramadığı yersiz saçma düşünce, sabit fikir, fikrisabit, idefiks
...
sapot ağacı
– bitki bilimi. Sapotgillerin örnek bitkisi olan, lezzetli meyvesi ve sakız yapımında kullanılan sütlü salgısı için sıcak ülkelerde yetiştirilen bir ağaç (Achras sapota)
...
sara hastalığı
– bayılma
– epilepsi
– tutarık
...
sarakacı
– sf. Alaycı, müstehzi
...
Şarap fıçısı
– fota
...
sarf-ı nazar
– Saymama, dikkate almama
– Yüz çevirme, vazgeçme, görüşün değişmesi.
– Bir şeyden vazgeçme, cayma.
– Görmezlikten gelmek.
– Bakışını çevirme, vazgeçme.
...
sarfınazar
– Saymama, dikkate almama.
– Vazgeçme.
...
Sarı çizmeli Mehmet Ağa
Nerede oturduğu, kim olduğu bilinmeyen kimse için söylenir.
...
sarı nakışla işlenmiş ipek kumaş
– abani
...
sarı yağ hastalığı
– Doymamış yağ asitlerinden zengin ve tokoferollerden fakir gıdalarla beslenme sonucunda, yağ dokusunun yangısı ve yağ hücrelerinde yaşlılık pigmentinin birikimiyle belirgin, özellikle kedi ve v ...
sarıca
– sıfat. Sarıyı andıran, sarıya yakın.
– hayvan bilimi. Yaban arısı.
– tarih. Eyalet valileri buyruğundaki başıbozuk asker.
– Yüzgeçleri ve sırtı sarı renkli, 20-30 cm. uzunluğ ...
sarıçalı
– bitki bilimi. Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri sarı, meyvesi ekşi ve kırmızı renkte, kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki, kadıntuzluğu, çobantuzluğu, ...
sarıçiçek
– bit. b. Ölmez çiçek.
– Sarı renkli çiçek
...
sarıkanat
– hayvan bilimi. Çinekoptan biraz büyük lüfer
...
Sarılık
– Sarı olma durumu
– Sarı renk
– Derinin, dokuların ve organizmadaki sıvıların sarı bir renk almasıyla beliren hastalık, karaciğer yangısı, hepatit
– Derinin sarı renk aldığı b ...
Sarımsağın antibiyotik maddesi
– Alisin
...
sarısabır
– bit. b. Zambakgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, yaprakları oldukça yüksek bir sapın tepesinde rozet biçiminde toplanmış bulunan bir süs bitkisi, azvay (Aloe vera).
– Bu bitkinin etli ...