O iş bir çözüme kavuşturulmamak.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
Sallasırt etmek (bir şeyi)
Onu sırtına almak, yüklenmek.
...
saltanat-ı seniyye
– Osmanlı Devleti
...
Saltçılık
– Hükümdarın bütün siyasal kudreti elinde bulundurduğu yönetim biçimi, mutlakiyet, mutlakçılık.
– Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi.
– 20. yüzyılın başl ...
Saman altından su yürütmek
Yaptığı işi hiç kimseye belli etmeden yapmak; herkesi birbirine düşürmek
...
şamandıra
– den. Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılan fıçı vb., yüzer top. – den. Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi vey ...
şamanlık
– Genellikle Sibirya budunlarında yaygın olan eski bir Türk dini.
– Kuzey ve Orta Asya’da Türkler, diğer kıtalarda da başka topluluklar arasında günümüze kadar süregelen doğaya tapma ...
şamaroğlanı
Bütün kötü olayların sebebi sayılan, sürekli suçlu bulunan ve azarlanan kimse
şamar oğlanı
...
Şambabası
– Şambaba
– mec. Sorumluluğu olmayan, hayırsız baba.
...
sanal dünyada sunucuya bağlı olma durumu
– Çevrimiçi
...
Sanat akımı
– ekol
...
sanatçı
– Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkar, artist
– Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uyg ...
Sancısı tutmak
1. Vücudun herhangi bir yerinde ansızın sana duymak -2. Gebe kadın, dölütün rahmi zorlamasının yol aştığı ve doğum zamanının geldiğini bildiren sanayi duymak
...
sandalları asmaya yarayan dikme
– matafora
...
Saniyenin altmışta biri
– Salise
...
sanı
– Sanma durumu veya sonucu, zan, zehap
...
Sanık
– hukuk. Suçlu olduğu sanılarak mahkemeye sevk edilmiş kimse, maznun
...
sanış
– Sanma işi, zannediş
– Anlayış.
...
şanlı
– sıfat. Tanınmış, ünlü
– sıfat. Yüce, ulu, büyük
– Onurlu
– Ünlü, tanınmış kimse
...
şanlı şöhretli
Gösterişli ve etkileyici. şan olmak
...
sanrı
– Uyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması, yaşaması, varsanı, birsam, halüsinasyon
– İliçkili ve yeterli bir uyaran bulunmamasına karşın, g ...
sanrı birsam
– varsanı, halüsinasyon
...
şansı aşık
şansı yerinde olan, şanslı; bahtı aşık, kısmeti aşık, talihi aşık.
...
şansı dönmek
şansı iyiyken kötüye ya da kötüyken iyiye gitmek.
...
şansı yaver gitmek
şansı yardım etmek, şanslı olmak.
...